Karanlıkta Diyalog Deneyimi

Her insana göre birşeyleri keşfetmenin,  öğrenmenin, deneyimlemenin şekli değişir. Bir konuyu öğrenmek için bir kişi dinlerken sen okuyabilirsin. Bu farklı şekilleri birbirimize sorarak daha iyi nasıl olur , nasıl anlarım diye araştırmalar yaparız. Bir insanın hayatını anlamak her zaman dinlemekle veya okumakla yeterli olmayabilir. Ya da empati yapmak her insanda o kadar kuvvetli bir duygu olmayabilir. Bunları neden anlatıyorum diye sorgulayabilirsiniz. Size geçen hafta gittiğim bir müzeden bahsedeceğim. Ama bu öyle sıradan bir müze değil, girince tarihi yerler görmeyeceksiniz. Fakat size daha duyarlı olmanız gerektiğini, saygı duymayı öğretecek bir müze.

Müzenin asıl adı “Turkcell Diyalog Müzesi”. Gayrettepe metroda konumlanmış. Bu müzenin iki farklı versiyonu var biri “Sessizlikte Diyalog” diğeri “Karanlıkta Diyalog”. Benim “Karanlıkta Diyalog” versiyonunu deneyimleme imkanım oldu.

Peki nedir bu ?

Biliyoruz ki hepimiz birer engelli adayıyız. Her an başımıza bir şeyler gelebilir, var olan hayatımız aynı şekilde devam etmeyebilir.

Bu müzede, normal şartlarda yaptığımız bazı davranışların engelli arkadaşlarımızı zorlayabileceğini ve bunların onları yanıltabileceğinin farkına varıyoruz. Karanlıkta Diyalog’ta sizi bir odaya alıyorlar ve görme engelli bir rehber size deneyim boyunca eşlik ediyor. Aslında size kendi hayatını sunuyor bir nevi. Deneyim sırasında rehberinizle sohbet edebiliyorsunuz, bir şeyler paylaşabiliyorsunuz. Yaklaşık 1 saate yakın sürebilen bir etkinlik. Görme engelli arkadaşların hayat şartlarını deneyimlemek için   yapılan bir organizasyon. Kesinlikle deneyimlenmesi gereken bir durum. Hayatta yaptığımız basit şeyler engelli arkadaşlar için o kadar yanıltıcı olabiliyor ki. Mesela arabalara dikkat etmeden kırmızı ışıkta geçmek onları o kadar yanıltıyor ki,  yeşil ışık yandı zannedebiliyorlar ve bu durum hayatlarını  tehlikeli hale getirebiliyor. Ve buna benzer daha  çok durum var. Bu nedenle bu müze deneyimi benim bunları fark etmemi sağladı ve kendimiz için umursamayıp önemsiz kıldığımız durumların başka insanlar için sıkıntılı durumlar doğurabileceğini fark ettim.

Günlük hayatımızda birbirimizi daha iyi anlamak, hayatlarımıza saygı duymak, insanların hayatlarını zorlaştırmamak için bu tarz deneyimler yaşamak en iyi yol sanırım. Bu tarz deneyimlerin toplumda iletişimimizi güçlendireceğine inanıyorum.

Bu deneyimden sonra hayata bakış açınız değişiyor,  bir şeyleri daha iyi anlıyorsunuz. Bazı durumların herkes için doğru olmadığının farkına varıyorsunuz ve yeri geldiğinde bu durumun sözcüsü siz oluyorsunuz belki de. Bunlar hayatta o kadar küçük noktalar olarak görülebilir fakat bir damla su bazen bardağın taşmasını sağlar. Günlük hayatımızda sadece kendi hayatımızı, bedenimizi düşünerek hareket etmek insani bir davranış biçimi değil bence. Yataktan kalktığınız an algılarınızı açın. Sadece kendiniz için değil herkes için savaşın. Eksikliklere , yanlışlara göz yummayın. Toplumda bir hayatın zorlaşması demek hepimizin hayatının zorlaşması demek. Birbirimizin sesi olmamız dileğiyle…

    1. Anonim Ocak 25, 2019

    Yorum yap

Bizi Beğendiyseniz Takip Edebilirsiniz :)