Karantina Günlerinde Okumak

Dünya çapında uzun ve yorucu bir süreçten geçiyoruz. Bu süreç ister istemez hepimizin sağlığını, psikolojisini etkiliyor. Durum böyle olunca evde kaldığımız zamanlarda kendimize yeni hobiler buluyoruz. Çoğumuz evde yapılacak aktiviteler neler diye arayışa geçtik. Puzzlelar yapıldı, ekmekler yapıldı, saksılar boyandı..Daha önceki yazımızda saksı boyamak için gerekli malzemeleri belirlemiştik. Karantina Günlerinde Evde Saksı Boyama yapmadıysanız mutlaka deneyin.

Bu süreçte daha birçok şey denedik. Bazıları sürekli oldu, bazılarından hemen sıkıldık. Bu süreçten öncesinde ve sonrasında tüm hayatımızda sürekli olmasını istediğim bir şey de kitaplar. Hem hayatımızın karmaşıklığından biraz uzaklaşmak hem de farklı serüvenlere çıkmak ruh sağlığımız için de iyi bir ilaç.

Karantina günlerinde belki daha önce tanışmadığınız yazarlarla tanışmak istersiniz. Bu nedenle sizi birkaç yazarla tanıştırmak istiyorum. Okuması çok keyifli ve akıcı bir tarzı olan kitaplar her zaman önceliklidir benim için. O zaman hadi başlayalımm.

Öncelikle size uzun zaman önce tanıştığım ve sizin de mutlaka bir kitabını bildiğinizi düşündüğüm bir yazar. ‘ Simyacı’ dersem bilirsiniz. Simyacı’nın yazarı Paulo Coelho ile tabi ki Simyacı kitabı ile tanıştım. Hayatımda okuduğum en akıcı kitap olabilir. Simyacı’yı okumadıysanız mutlaka okuyun. Simyacı’da bir insanın kişisel menkıbesini bulmasından bahsediliyor. Bir kitap okursunuz ve hayatınızı etkiler.Simyacı işte öyle bir kitap. Bir insanın istediği bir şeyi gerçekten gönülden istiyor ise evren o dileğin gerçekleşmesi için işbirliği yapar. Simyacı’yı okuduktan sonra yazarın yaklaşık on tane kitabını aldım sanırım. Simyacı’dan sonra ‘Veronika Ölmek İstiyor’ da etkileyici bir kitaptı. Yazarın kitaplarını okurken sadece bir hikaye okumuyorsunuz, hafif bir kişisel gelişim havası var. Kişisel gelişim kitapları bir olay örgüsü ile anlatıldığı zaman daha akıcı hale geliyor. Kitapları okurken inanılmaz etkileyici hale geliyor. Şu ana kadar beğenmediğim bir kitabı olmadı, mutlaka bu yazarla tanışmalısınız.

Diğer bir yazar ise Laurent Gounelle. Bu yazar ile bir arkadaşımın kitabı ile tanıştım. Bu kitap ‘Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer ‘ . Bu kitabı okurken inanılmaz heyecanlı bir serüven yaşıyorsunuz. Bu kitabı okuduktan yıllar sonra başka bir arkadaşım yazar hakkında benle konuşup başka birkaç kitabını hediye etmişti. Genelde kişisel gelişim tarzı olan kitaplar karakterle can bulmuştu. Yıllar sonra yine aynı keyifle okuduğum diğer kitabı ‘Sana Özgürlük Vadediyorum’. Umarım siz de seversiniz.

Bu iki yazardan bambaşka bir tarzı olan bence diğer bir yazar Amin Maalouf. Şaşırtıcı bir şekilde bu yazarla geç tanıştım. İlk okuduğum kitabı ‘Yüzüncü Ad: Baldassare’nin Yolculuğu’ . İnanılmaz olay örgüsü kuvvetli ve akıcı bir kitaptı. Aradan zaman geçtikten sonra ‘Doğu’nun Limanları’ nı okudum. Olay örgüsünün ve akıcılığın kuvveti hale devam ediyordu. Bu iki kitabı da beğendim. Yazarla geç tanıştım fakat okuması zevkli bir yazar. Diğer kitaplarını da zamanla okumayı planlıyorum.

Buraya da bir bonus koyalım. ‘Mavi Tüy – Richard Bach’ Bir kitapçıda tamamen tesadüfen önümüze düşen bir kitaptı. İçeriğinin konuştuğumuz şeylerle alakalı olması bizi kendine çekti ve bu kitabı aldık. Mutlaka okumalısınız. Tek nefeste bitirebileceğiniz bir kitap , o kadar akıcı . Anlatım tarzı, hikayenin gelişimi ve kendisi hayran olunacak düzeyde. Tekrar tekrar okunabilecek bir kitap benim için. Umarım siz de beğenirsiniz.

Evettt, birkaç kitap ve yazar önerisi ile karantinanızın umarım daha iyi geçmesini sağlamış oluruz. Mecbur kalmadıkça sokağa çıkmayalım, evde kalalım, kitap okuyalım birlikte. Dışarı çıkmak zorunda isek maskemizi takalım ve sosyal mesafeyi koruyalım. Hepinize sağlıklı günler, kendinize çok iyi bakın. 🙂